In God We Trust ve Dolar Çeşitleri

Bu yazımda dolarla ilgili birkaç not düşmek istedim. Biraz derin bir konu olduğu için yanlış yazmakta istemiyorum ama anladığım kadarıyla aktarmaya çalışacağım. Çok fazla dolarla uğraşan biri değilim. Yani elime dolar geçtiğinde arkasını önünü bi incelerim. Doların üzerinde yazan “IN GOD WE TRUST” ifadesine bir türlü aklım ermez. Bunu biraz araştırıp yazmak istedim. Niye kafana yatmıyor diyeceksiniz belki. Amerika gibi her yerde fikir özgürlüğü diye bağıran ve özgürlük için anıtı olan bir devlette bir tanrı inancı nasıl olmuş da doların üzerine yazdırabilmiş diye düşünüyorum. Yani kimse de dememiş mi ben inanmıyorum, eğer bunu yaparsanız laiklik elden gider diye.  Neyse. Bu yazıya bakınca Amerika yani kapitalist sistemin kurucusu diyebileceğimiz ülkenin bile dini olmadan, inancı olmadan güçsüz kaldığını hissediyorum.

WE TRUST IN GOD vs. IN GOD WE TRUST

Tarihine geçmeden önce  cümlenin niye devrik yazıldığına bakmak hoşunuza gidebilir. Eğer bizim alışık olduğumuz kalıp yani “WE TRUST IN GOD” dersek Biz tanrıya güveniriz demiş oluyorlar fakat burada vurgulanan şey biz oluyoruz. Yani biz varız ve tanrıya güveniyoruz. Yani burada güvenen önemli. Ama “IN GOD WE TRUST” dersek burada güvenilebilecek olan yalnızca tanrıdır gibi bir anlam çıkıyor. Yani güvenilen önemli.

Ne zaman ve niye yazılmış?

Aslında bu ifade paranın üzerindeki bir yazıdan ibaret değil, Amerika Birleşik Devletlerinin ulusal mottosu. Bu mottosundan önce latince “E pluribus unum” ifadesi kullanılıyor. Türkçesi “Çokluktan Birliğe” gibi çevrilebilir. Bunun sebebi de Amerikadaki 13 koloninin birleşerek bu devleti oluşturması. 1956 yılında bu motto değişiyor. Sebebi o zamanlar Sovyet Rusya’nın komünizm politikasından dolayı dinsizlik propagandası yapması olarak yazıyor. Sovyet Rusya’ya karşı olan Amerika dindar bir anlayış sergilemek istemiş fakat tamamen doğru mu bilemiyorum. Çünkü bu ifade ilk olarak 2 cent üzerinde 1864 yılında kullanılıyor. Zamanla yayılıyor ve başka paralarda da kullanılıyor yani 100 yıla yakın bir süreçte gelişen bir olay.  Sovyet Rusya 1922-1991 tarihleri arasında hüküm süren bir devletti. Böyle düşünüldüğünde bu mottonun sebebinin sadece Sovyetler olmadığını anlayabiliriz. Belki de süreci hızlandırmış olabilir.

Dolar çeşitleri 

Doları araştırırken Silver Sertificate ve dolarlar arasındaki farklılıkları ilk defa gördüm. Dikkatinizi çekeceğini düşünüyorum.

Arkalı önlü gördüğünüz dolarlardaki farkı görüyorsunuz. Birinci resim her zaman karşılaştığınız en üstünde “Federal Reserve Note” yazan ve dünyada dolaşan dolar.  Bu banknotlar Federal Reserve tarafından basılır.  Amerika’nın merkez bankasıdır diyebiliriz. Özel kuruluşlardır. Her yerde geçerliliğe sahiptir. Altın karşılığıyla ilgili düzenlemeleri vardır. Bunu sonra yazmayı düşünüyorum. İkinci resimde gördüğünüz doların üzerinde ise Silver Sertificate yazar. Bu dolarları şu an piyasada göremezsiniz çünkü 1968’de kullanımdan tamamen kaldırıldı. Sebebi ise ben şöyle anladım. Amerika rezervlerini ’68 yılı öncesinde gümüş olarak tutma kararı almış. Belki hepsini değil ama bu dolarlar gümüşü temsil ederek basılmışlar fakat gümüşün değeri altına göre az olduğu için gümüş rezervlerinin büyüklüğü sorunlara yol açmış ve John Kennedy zamanında bu banknotların kaldırılmasına karar verilmiş.

Bir de gözünüze United States Note çarpabilir.  Bu banknotlar iç savaş döneminde kullanılmıştır.  Denge için devletin bastığı banknotlardır. Bir mal varlığının karşılığı değil de borcun simgesidir. Bu mal karşılıkları ilgili de bir yazı yazmayı düşünüyorum. Federal Reserve banknotları tüm dünyada kullanılabilen bir parayken yani her yerde geçerken United States Notes damgalı dolarların üzerinde ithalatta ve kamu borçlarında kullanılamaz şeklinde bir ibare vardır. Bu banknotlarda 1971’de artık ülkeye bir yarar sağlamadığı için kaldırılmıştır. Gelecek yazılarda bu sistemi daha derin inceleyeceğim. Görüşmek üzere.

 

Benzer yazılar

Basit Elektrik Devresinde Türev Örneği

Uzun yıllardan beri matematik dersi gören bir mühendis adayıyım fakat matematiğin ne işe yaradığını çok uzun zaman sonra anlamaya başladım. Evet, matematik analitik düşünme vs. şeylere yarasa da her şey gibi aslında ihtiyaçlardan doğmuştur. İnsanlar ihtiyaçları olmayan bir şeyde genelde uğraşmazlar. Bu sorun çözme sanatı şimdilerde okullarda insanları sınamaya yarayan bir vasıta haline gelmiştir. Evet, […]

Müşterinin Değerini Bilmek

Resimde gördüğünüz kişi Philip Kotler. Tüm dünyada pazarlamanın üstadı olarak tanınıyor. Aralık ayında World Marketing Summit için Türkiye’ye gelecek. Onun notlarından bazı parçaları paylaşmak istiyorum. Bu yazıyı okuyanların pazarlamanın temellerini anlayacağını ve bu temelleri teknolojik gelişmelerle yoğurup yeni bir anlayış getirebileceğine inanıyorum. Bu anlayış sayesinde dünya refahına katkı sağlayan insanların yetişmesine katkı sağlayacağımı düşünüp seviniyorum. […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir