Faiz’de bulunan 5 element

Geçen hafta Taha Meli Arvas Bey’in küçük bir konuşmasına rastgeldim. Üniversitede okuyan gençlere ekonomi, ticaret ve hayat hakkında sohbet havasında gelişmelerden bahsetti. Aslında herkesin bilmesi gereken faizden konu açıldı ve faiz bileşenlerinden bahsetti ama üstü kapalı. Bu konuya basit şekilde değinmek hepimizin ufkunu açacaktır.

Faizi 5 bileşenle oluşturuyorlar. Basit şekilde açıklayıp Türkiye’den örnek vereceğim. İngilizceleri kullanacağım. Ekonomiye ilgi duyanların ingilizce hususunda hassas olmaları gerektiğine inanıyorum.

Real Risk Free Rate

Türkçesi reel risksiz faiz oranı. Amerika’da bunu üç aylık devlet tahvillerinin getirdiği faiz temsil ediyor. Bu faiz oranını FED belirliyor. Amerika’nın merkez bankasında bile risk var tabiki ama bunu ihmal ediyorlar. Avrupayı daha güvenilir görürseniz avrupa merkez bankalarının tahvillerine göre hesaplarsınız. Hatta bence öyle yapılması lazım. Tabiki bu her ülkeye göre değişiyor fakat bizim risksiz faiz oranlarımız Amerika’dan çok etkileniyor. Şimdilerde bu oran %2,13 civarında.

FED’in 3 aylık devlet tahvil faizi oranı

Expected Inflation

Bu bileşende de enflasyona dikkat ediliyor. Enflasyon zamanla paranın değerini düşürüyor. Birine parayı verdiğinde paranın değerinin düşmesini kurtarmak için bu oranı da bileşen olarak ekliyorsun. Türkçesini beklenen enflasyon diye çeviriyorlar.

Türkiye’de enflasyon oranı

Default-Risk Premium

Bu terimi temerrüt risk primi olarak çevirmişiz. Temerrüt etmek, kafa tutmak anlamına da geliyor. Neye kafa tutuyorsun? Borcunu ödememeye kafa tutuyorsun. Yani buradaki risk oranı borçlunun borcunu ödememe riskini gösteriyor. Kesin ödeyecekse sıfır yazarsın. Genel kural riskin olmasıdır. Hayat riskli. Yalnız şu dikkatimi çekiyor. Bu bileşeni bulmak için gerçekleşen faiz oranından diğer faiz bileşenlerini çıkartıyorlar. Yani temerrüt risk primi aslında bileşen gibi gözükse de faiz oranı bu bileşenin belirlenmesinde daha çok etkili oluyor gibi. 

Liquidity Premium

Likidite risk primi diye çevriliyor. Cebinizde 10 lira olmasıyla başkasının size 10 lira borcunun olması aynı şeyse bu risk olmazdı ama aynı şey değil. Parayı bir yere süreyle bağlamak bir risk getiriyor. Onu kolay kolay kullanamıyorsunuz. 6 aylık verdiniz bir yere erken çekseniz sizden elbet bir şeyler gider. Bununda riskini ekliyoruz. Çünkü bir yere bağlayarak kazanacağız. Riskleri elimine etmek çok önemli.

Maturity Premium

Bu terimi de vade risk primi olarak çevirmişler. Maturity olgunlaşma anlamına gelse de geçen zamanı da temsil ediyor. Vade geçmesi gereken yani mühlet verilen zaman demek. Ölen kişiye vadesi dolmuş diyorlar.

Şöyle ki bunda da borcun süresi devreye giriyor. Bankaya 1 yıllık veya 2 yıllık vadeyle para verince 2 yıllık sürede belirsizlik daha fazla arttığı için risk artıyor. Bunu da eklemek gerekiyor. Likidite ile vade riski çok yakın şeylermiş gibi geliyor bana. Tabi farkları var. Gerçi hepsi birbiriyle ilişkili. Umarım basit bir şekilde anlaşılmıştır.

Son Söz

Bunların hesaplamaları elbette var ama çok deterministik değil anladığım kadarıyla. Risk hesaplamaları çok bulutlu bir ortamda yapılıyor. Çünkü risk zaten bilinmediği için risk oluyor. Hele bir de ekonomi çok değişkense biraz havada kalıyor. Bankalar faiz aralığını çok açık tutuyor zaten. Örnek vermek gerekirse Ziraat bankasına 1 yıllık vade ile faize yatırılan para %19,5 faiz getirisi veriyor. Eğer bankadan 1 yıllık faiz alırsan %33,5 faiz alıyor sizden. Fark çok fazla. Hem ekonominin belirsizliğinden böyle oluyor çünkü bankada bir riske giriyor hem de banka kazanmak istiyor. Mantıklı olan operasyonla kazanmak. Bankalar hep büyüyor. O zaman birileri küçülüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir