Enflasyon Macunu

enflasyon macunu
  • Eylül ayı enflasyon rakamları açıklandı. Durumu görmekte fayda var.

Fikrim

Karl Otto Pöhl “Enflasyon diş macunu gibidir. Bir kere çıktı mı, geri döndürmek çok zordur.” diyor. Yükseltmenin kolay olduğu ama düşmeme tehlikesi olan enflasyonu sevmediğimi şimdiden söyleyeyim. Çünkü enflasyon puslu bir hava demektir. Enflasyon verileri doğru olsa bile insan davranışlarına göre fiyat artışları artı veya eksi yönde değişebilir. Zaten ekonomi salt bir matematik değil, davranışsal bir bilimdir. Bu yüzden ölçülemeyen bir çok parametreleri vardır. Yani hayat 24,52’lik bir artış göstermeyecek. Daha farklı sonuçlarını da göreceğiz bu rakamın.

Denge, enflasyon ve doğruluk

Şu zamana kadar edindiğim bilgilerden anlıyorum ki ekonominin amacı talep edilenle arz edilen arasındaki fiyat ilişkisini kurabilmektir. Denge aracı operasyonlara katkı sağlar ama operasyonel bir katkısı yoktur. Bu yüzden kalıcı etkiler bırakamaz. İşte bu dengedeki paranın değerini(currency) makroekonomik ölçüde düzenlemek için faiz ve enflasyon kullanıyorlar. Aslına bakarsanız da çok zor bir mesele zaten. Burada veri analizcilerine ışık yakmak yerinde olur. Davranışları incelemek ve dengeyi bulmak için bütün kesişimleri(transaction) değerlendirmeyi ancak bu teknoloji sayesinde yapabiliriz gibi geliyor.

Neden mi? Enflasyon oranları TÜFE sepeti denilen seçilmiş bazı ürünlerin fiyat artışlarıyla hesaplanıyor. Fakat bu artış aslında doğru değil çünkü her ürünün piyasa hacimleri ve fiyat değişimleri farklı. Bunu da en iyi şekilde belirlemek veri analizcilerine düşmeli. Hatta bir şirket yalnızca ekonomik göstergeleri inceleyen bir çalışma yapsa ne iyi olur. Benim de içinde bulunduğum ekip yapar diye hayal ettiğim oluyor.

Şunu da söylemek gerekir ki birkaç yüz ürünü inceleyerek söylediğiniz enflasyon rakamı belki de ekonomiyi enflasyondan daha çok etkilemekte. Çünkü bütün şirketler personellerine bu bilgiye göre zam yapıyor, hepsi maliyetlerini buna göre hesaplıyor. Yani yanlış bir veriyi kendi elimizle doğru yapıyoruz. Tabi bu kadar kolay değil, bilenler daha ayrıntılarına girerler ama yine de söylediklerimde bir düşünme payı var.

Davranışsal Artış

TCMB’nin resmi sitesinde enflasyon parametrelerini gösterirken talep enflasyonu ve maliyet enflasyonundan bahsetmekte. Bunu önceki yazımızda da söylemiştik. İki parametreden daha bahsediyor: Para arzı ve enflasyon beklentileri. Birincisi merkez bankasının para basması. Ama ikincisine dikkat etmemiz gerekiyor. İnsanların enflasyon beklentileri. Yani burada da ekonominin davranışlardan etkilendiğini ve salt olmadığını vurgulamak istiyorum. Çoğu insanın ekonomiyi salt matematik olarak değerlendirdiğini düşünüyorum.

Sıfır Enflasyon ve Yatırım

Enflasyonun sıfır olması bazı kesinler tarafından iyi karşılanıyor. Yani ideal  görülüyor. Fiyat artışlarının olmaması demek. Fakat bazı ekonomistler enflasyon oranları sıfıra yaklaştıkça insanların tüketimlerinin azaldığını ve bunun büyümeyi yani yatırımı azalttığını savunuyor. Küçük bir örnek verelim. Eğer enflasyon sıfır olsa araba almakta acele etmezsiniz. Çünkü fiyatı seneye de aynı olacak. Bu yüzden araba satışları düşüyor ve araba fabrikaları için girişimler azalmaya başlıyor. Büyüme yavaşlıyor. Aslında burada şuna dikkat edelim enflasyon insanları tetikliyor. Yani asıl amaç insanların yatırımı canlı tutması. 

Hocaların makalelerinden şu sonuca ulaşıyorum; aslında insanlar bilinçli olsa ve yatırım önemini bilseler enflasyon aracının kullanılmasına gerek kalmaz, bu sadece bir tetikleyici.  

En son şunu söylemek istiyorum, bugünlerde enflasyon yükseliyor. Ölecek miyiz? Hayır.  Ülke olarak akıllı davranmalıyız. Ben katma değerli üretimden yanayım. Ekonomi üzerine yapılan veri analizlerinin de kısa sürede çok talep göreceğini de söylemek isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir