Dolar, faiz ve enflasyon

Üniversite yıllarımın sonundayım, eskilerin anlattığı enflasyon, ekonomik düzensizlik gibi şeyleri kapı aralığımdan görür gibiyim. Terimleri anlarsam olayları daha net değerlendirebileceğime inanıyorum.

“Dolar hızla artıyor. Merkez bankası faiz kararları alıyor. Enflasyon hareketlenme gösteriyor.” Bu cümleleri çok sık duymaya başladık. Durumu biraz daha somut hale getirmek için bu terimlerin Türkiye grafiklerini vermek yerinde olur.

Dolar Kuru Grafiği

3 Ekim 2017’de 3,56 olan dolar 25 Eylül 2018’e baktığımda 6,16’yı gösteriyor.

Faiz Grafiği

Hükümetin düşük faiz politikası son 3 ayda ekonomik belirsizliği dengelemek için değişime uğramış.

Enflasyon Grafiği

Tüketici fiyat endeksinin de başını yukarı doğru kaldırdığı görülüyor.

Peki, bunların arasındaki ilişkiler doğru orantılı mıdır? Enflasyon ile faiz arasında bir ilişki elbette var fakat bunun doğru orantılı veya ters orantılı olması enflasyonun çeşitlerine göre değişiyor. Enflasyonun iki nedeni var. Ya insanlar bir malı çok fazla talep eder veya malın üretim maliyetleri artar. Bu ikisinde de ürünün satış fiyatı artar. Bu da zaten enflasyon demektir. Fakat yanlış anlaşılma olmasın, bu bir ürünün satış fiyatının artması değildir. Bir ürün sepeti belirlenir ve bu sepetin fiyat artışı incelenir. Fiyat artışı da süreklilik arz etmelidir. Şimdi bu enflasyon çeşitlerinin grafiklerini göstereyim.

Maliyet Enflasyonu
Talep Enflasyonu
İkisi bir arada

Birçok parametre var elbette ama hepsini bir yazıda inceleyemeyiz, hatta bazılarını incelemek istesek de gözden kaçar. Fakat maliyet enflasyonunda enflasyonu azaltmak isteyen faizi azaltır, talep enflasyonunda enflasyonu azaltmak isteyen faizi arttırır. Yani faizin artışı enflasyonu azaltır diye bir cümle mutlak olarak söylenemez. Eğer iki enflasyon çeşidi de bir arada görülürse işte burada faiz değişikliklerini yaparken maliyet enflasyonunun mu yoksa talep enflasyonunun mu daha etkili olduğunu analiz etmemiz gerekiyor. Eğer aynı oranlarda ise faiz arttırımı bir işe yaramıyor. Maliyet enflasyonu varken faiz arttırılırsa daha büyük bir enflasyon ile karşı karşıya kalınabilir.

Şimdi yapacağım yorum eğer yanlışsa acemiliğime veriniz; yabancı yatırımlar ve kredilerle deyim yerindeyse para bolluğu yaşayan Türkiye’de biraz da olsa talep enflasyonu vardı. İdare ediyorduk. Devam etse idare edilemezdi ama ediyorduk. Fakat dolar kurunun artmasıyla ithalat dengemiz bozularak maliyet enflasyonu devreye girdi. Talep edilen malların fiyatı yükselerek bu denge bozuldu. Operasyonel alanlardaki zayıflığımız sebebiyle çok hızlı değişimler yaşayabiliyoruz veya yaşatabiliyorlar. Bundan sonraki faiz artışları da zaten maliyet enflasyonunun oluştuğunu gösteriyor gibi. Enflasyonun daha da artacağı bir dönem bizi bekliyor olabilir. 

Ümitsiz miyiz? Hayır. Bu durumdan az hasar alarak kurtulmayı ümit ediyoruz. Ülkemizin bu dalgalarda dayanıklı olması için üretim tabanlı ve ihracatı güçlü bir ülke konumuna gelmesini arzuluyoruz. Ancak bu şekilde dolar, faiz ve enflasyon karşısında emin adım atabiliriz.

Bu yazıyı yazarken internette birçok araştırma yaptım ve en anlaşılır bilgileri Mahfi Eğilmez ve Selva Demiralp hocanın yazılarında buldum. Türkiye’nin geleceğinde parlak işler başaracak insanlar yetiştireceklerini ümit ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir