Diferansiyel Denklemlerin Yorumu

Mühendis adaylarının 2 veya 3. sınıfta aldıkları diferansiyel denklemler üzerine konuşmak istiyorum. Dersi almadan evvel bu ders bana o kadar havalı geliyordu ki anlatamam. Lisede türev ve integral görmüştük. Üniversite 1. sınıfta iki katlı ve üç katlı integralleri ve polar koordinatların düzenlenmesini görmüştük ve şimdi sevgili diferansiyel denklemlerle karşılaşıyordum. Fakat derse gittiğimde hocanın diferansiyel denklemlere karşı bir sevgi beslemediğini anladım. Kalbim kırıldı. Neyse..

Eğitim Üzerine

Hocalar genelde eleştirilir fakat hocaların tarafından bakılınca iş biraz çözülüyor. Diferansiyel denklemleri veren hocam için konuşalım. Hoca diferansiyel denklemler dersini açıyor. Tabi bu dersi önceden veriyorsa ezberlemiş veya vermiyorsa unutmuş oluyor. Akademik çalışmaları da diferansiyel denklemle alakalı olmuyor çünkü diferansiyel denklemi bilgisayardan çözebiliyor artık. Yani öğrencilere anlatmak için başlıyor baştan. Karşısındaki öğrenci alakadar olsa bir şeyler yapacak fakat karşıdaki öğrenci de dersin nerede işe yarayacağını bilmiyor. Hele benim gibi endüstri mühendisiyse biliyor ki, çalışma hayatında bir daha bunu görmeyecek. Adamın tek gayesi dersi iyi notla geçmek. Hocada bir süre sonra bunu anlıyor ve başlıyor gevşemeye. Bir süre sonra sıkıcı ve hiçbir şeye yaramayan denklemle karşı karşıya kalıyorsunuz.

Duygularım

Diferansiyel denklemler bütün simülasyonların, ekonominin vs. içinde bulunuyor. Zamana göre veya konuma göre bir şeyler değişim gösteriyorsa ve bu değişim kendisiyle ilişkili bir denklem oluşturuyorsa diferansiyel denklemler ortaya çıkıyor. Yani bu bir ihtiyaçtan ortaya çıkıyor. Hatta bunu  Newton buluyor. Değindiği kitabın adı ne? The Method of Fluxions. Yani akış metotları gibi bi çevirisi var. Resmini koyayım güzel olur.

Adam herhalde “Ulan şöyle bi denklem yazsam çözebilir miyim acaba?” diye kafadan denklem sallamıyordur. Bi bilinmeyeni bulmak istiyor.  Akışın formülünü bulmak istiyor. İşte böyle bir amaçtan yoksun bırakılınca yazılı kağıdına mahkum kalıyoruz. Zaten bizden istenen de bu oluyor galiba. 

Ne yapmalıyız?

Diferansiyel denklemleri şu anda bilgisayarlar ile çözebiliyoruz. Eğer bir mühendisin diferansiyel denklem çözmesini istiyorsanız ona diferansiyel yöntemlerini değil de en ileri diferansiyel programını ve diferansiyelin kullanım alanlarını öğretebilirsiniz. Şunu söylemek isterim ki sınav denilen şey işi bozabilir. Şimdiki sınama sistemi bence insanları üretmekten uzakta tutuyor fakat yerine bir şey koymakta çok zorlayıcı olur çünkü insanlar bunun etrafında para kazanıyor. Gelelim konumuza. Diferansiyel denklemleri kim öğrenmeli? Bir sistem gördüğünde bunu matematiğe dökmeyi, sistematik hale getirmeyi seven; matematik tarihinden, bilim adamlarının yöntemlerinden hoşlanan; bu yöntemlere yeni yaklaşımlar getirebileceğine inanan kişiler bu alanda başarılı olabilirler. Biz de insanların ilgisi çekmesi açısından yazılarımızın bazısında sistemleri matematiğe döküp bunların diferansiyel çözümlerini yapmayı düşündük. Bunları gören genç arkadaşlarımız ilerisi için hazırlanacaklar ve belki de matematiğe yeni bir soluk getireceklerdir. Diferansiyel denklemler 1660’larda bulundu. Yeni bir soluk gelmesi gerekiyor artık. Yazıyı Newton’un el yazması eserinden bir parçayla sonlandırıyorum. Acaba Newton’un vizeleri nasıldı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir